CHP’de bitmek bilmeyen iç hesaplaşmalar! Yeni bir yolculuğa çıkıyorlar ama...
Sabah Gazetesi Yazarı Mahmut Övür, bugünkü köşesinde CHP'de yaşanan gelişmeleri tarihsel örnekleriyle ele aldı. Mahmut Övür, Özgür Özel'in kurduğu Yeni Parti'ye de değindi. Mahmut Övür, "Aslında adı dâhil "yeni" olan hiçbir şey yok. Belki tek yeni olan şeyin, bugün kadar yaşanan ayrılıklardan farklı olarak CHP sosyolojisini de büyük oranda arkalarından sürüklemeleriydi." ifadelerini kullandı.
Sabah Gazetesi Yazarı Mahmut Övür, "Yeni Parti'yi kuranlar, CHP bagajını geride bırakırken kendi bagajları öyle kabarık ki, bunu taşımaya ne o yorgun sosyolojinin enerjisi yeter, ne Batı merkezlerinin pohpohlaması ne de FETÖ meczuplarının pervasız desteği..." dedi.
İşte Mahmut Övür'ün "'Yeni'yi değil 'AK'ı tercih edenler" başlıklı yazısı:
Atalar boşuna "Eski hamam, eski tas" dememiş. CHP'nin yüz yılı aşan siyasi serüvenine baktığınızda değişmeyen tek şey, bitmek bilmeyen iç hesaplaşmalar gibi görünüyor. Tek parti dönemini bir kenara bıraksanız bile, İsmet İnönü'den Bülent Ecevit'e kadar nice ağır topların bu partiden ayrıldığına şahit olursunuz. Güven Partisi'nden Memleket Partisi'ne kadar uzanan liste, aslında CHP tarihinin en istikrarlı geleneğinin "ayrılıklar" olduğunu gösteriyor.
Cumhuriyet'in ikinci yüzyılına da yine bir iç kavgayla girildi. Fakat bu kez mesele fikir değildi. Ne sağ Kemalizm... Ne sol Kemalizm... Ne post post Kemalizm... Bu kez tartışılan; güç, nüfuz ve belediyelerin sağladığı siyasi etkiydi. Siyasette bir söz vardır: "Paranın konuştuğuyerde fikir fısıltıya dönüşür." Son dönemde yaşanan tartışmalar da kamuoyunda tam olarak böyle algılandı.
İşaret fişeğini de "Yeni nesil siyasetçi" Ekrem İmamoğlu yaktı. Kısa sürede başta İBB olmak üzere belediyelerde kurulan "sistem"de toplanan paralarla CHP siyaseti dizayn edilmeye başlandı. Artık kendi medyaları, içeriden ve dışarıdan harekete geçirilen ve korkutan sosyal medya trolleri vardı.
Bunlar olurken, her yerden de "pis kokular" geliyordu. Ama umurlarında değildi ve "Kimse bize dokunamaz" havasındaydılar. O havayla CHP kurultayına gidildi. Kılıçdaroğlu'nun "Hançerlendim" feryadına rağmen durdurulamadı. Artık CHP onlarındı.
Bir süre sonra 38'inci kurultayda "şaibe" iddiası yargıya taşınınca da yeni nesil siyasetçilerin foyası açığa çıktı. Arkasından belediyelerdeki yolsuzluk operasyonları patladı. Bütün bunlar herkesin gözü önünde yaşandı. Şimdi bu ekip CHP'den ayrılıp "yeni" bir yolculuğa çıkıyor. Adı da Yeni Parti...
Aslında adı dâhil "yeni" olan hiçbir şey yok. Belki tek yeni olan şeyin, bugün kadar yaşanan ayrılıklardan farklı olarak CHP sosyolojisini de büyük oranda arkalarından sürüklemeleriydi.