SON DAKİKA| İsrail’in sinsi Batı Şeria planı! Polis yetkisi gaspçı siyonistlere devredilecek
Son Dakika: İşgal altındaki Batı Şeria'da İsrailli yerleşimcilerin Filistinli topluluklara yönelik saldırıları, zorla yerinden edilme ve topraklara erişimin engellenmesi giderek sistematik bir hal alıyor. Haberde, İsrail'in güvenlik ve kendini savunma hakkının sürekli gündeme getirildiği bir ortamda, Filistinlilerin kendi topraklarında var olma ve yaşamlarını sürdürme hakkının neden aynı ölçüde savunulmadığı sorgulanıyor.
İngiltere merkezli Middle East Eye'a göre, Filistinlilerden İsrail'in var olma ve kendini savunma hakkını tanımaları sürekli olarak istenirken, işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilerin evleri, toprakları, geçim kaynakları ve yaşam alanları giderek daha fazla hedef haline geliyor. Yerleşimci saldırıları, zorla yerinden edilme ve topraklara erişimin engellenmesi, Filistinli toplulukların günlük yaşamını sürdürülemez hale getiriyor.
QUSRA'DA AİLELER KENDİ EVLERİNDE MAHSUR KALDI
Middle East Eye'ın aktardığına göre, işgal altındaki Batı Şeria'nın Qusra kentinde bazı Filistinli aileler Ağustos ayını adeta ev hapsinde geçirmek zorunda kaldı. İsrailli yerleşimcilerin evlerin avlularına çadırlar kurması, aileleri dış dünyadan izole etti.
Su ve elektrik kesintileri yaşanırken yiyecek sıkıntısı da baş gösteriyor. Evlerin dışında silahlı kişilerin toplandığı, pencerelerin kırıldığı ve evlere taş atıldığı bildiriliyor. Bazı ev eşyalarının da çalındığı belirtiliyor. Evlerin içinde ise ebeveynler, dışarıdan gelecek yeni bir saldırı ihtimali nedeniyle korku yaşayan çocuklarını sakinleştirmeye çalışıyor.
EVLER, TARLALAR VE GEÇİM KAYNAKLARI HEDEFTE
Habere göre Qusra'daki olaylar, Batı Şeria'nın farklı bölgelerinde Filistinli toplulukların karşı karşıya kaldığı daha geniş çaplı şiddet ve baskı sürecinin bir parçası. Filistinli ailelerin evlerine saldırılar düzenleniyor, araçlar yakılıyor, koyunlar çalınıyor ve çiftçiler fiziksel saldırılara maruz kalıyor. Bazı bölgelerde Filistinlilerin su kaynaklarına erişimi engellenirken, zeytin ağaçlarının söküldüğü veya yakıldığı bildiriliyor.
Yaşananlar yalnızca bireysel saldırılarla sınırlı kalmıyor. Filistinlilerin nesiller boyunca yaşadığı topluluklardan ayrılmasına yol açan baskılar da artıyor. Bu süreç, farklı köylerde benzer bir biçimde tekrarlanıyor. Bir yerleşimci karakolunun kurulmasının ardından Filistinliler, yıllardır kullandıkları otlak alanlarına erişimlerinin kısıtlandığını görüyor. Yollar kapatılıyor, çobanlar taciz ediliyor, hayvanlar kayboluyor ve Filistinli ailelerin evlerine baskınlar düzenleniyor.
SABAH.COM.TR DIŞ HABERLER