Mekke Anlaşması’nda Türkiye’nin yeni rolü! “Güvenlik haritasını yeniden şekillendiriyor”

ABD merkezli haber ve analiz platformu Eurasia Review, tarihi Mekke Anlaşmasına analizinde geniş yer verdi. Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan'ın Mekke'de imzaladığı ortak savunma paktı, taraflardan birine yönelik silahlı saldırının üç ülkeye yapılmış sayılacağını ilan ederek bölgesel güvenlikte yeni bir dönemin kapısını araladı. Ortak tatbikatlar, savunma sanayisi iş birliği ve teknoloji transferini de kapsayan anlaşma, uzmanlar tarafından Asya ve Orta Doğu'nun güvenlik dengelerini değiştirebilecek stratejik bir ittifakın ilk adımı olarak değerlendiriliyor.

01 Mekke Anlaşması’nda Türkiye’nin yeni rolü! Güvenlik haritasını yeniden şekillendiriyor

Eurasia Review'e göre, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında Mekke'de imzalanan yeni güvenlik anlaşması, Orta Doğu ve Asya'nın stratejik dengelerini değiştirebilecek nitelikte bir savunma iş birliğinin temelini attı. Üç ülke, taraflardan herhangi birine yönelik silahlı saldırının tamamına yapılmış sayılacağını ilan ederken, Mısır'ın da pakta katılma ihtimali gündeme geldi.

02 Mekke Anlaşması’nda Türkiye’nin yeni rolü! Güvenlik haritasını yeniden şekillendiriyor

7 Ağustos'ta İslam'ın en kutsal şehri Mekke'de bir araya gelen Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Başkan Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif, ortak bildiride şu ilkeyi duyurdu: "Üç devletten herhangi birine yönelik silahlı saldırı, hepsine yönelik saldırı olarak kabul edilecektir." Eurasia Review'e göre bu taahhüt, yalnızca sembolik bir siyasi mesaj değil; bölgesel güvenlik mimarisini yeniden şekillendirmeyi hedefleyen uzun vadeli bir stratejik ittifakın başlangıcı olarak değerlendiriliyor.

03 Mekke Anlaşması’nda Türkiye’nin yeni rolü! Güvenlik haritasını yeniden şekillendiriyor

ÜÇ FARKLI GÜÇ TEK ÇATI ALTINDA BULUŞTU

Eurasia Review'e göre Mekke Paktı'nın en dikkat çekici yönü, üç ülkenin birbirini tamamlayan askeri ve stratejik kapasitelere sahip olması. Suudi Arabistan; enerji gücü, ekonomik kaynakları ve Arap-İslam dünyasındaki etkisiyle öne çıkarken, Türkiye NATO'nun ikinci büyük ordusuna ve hızla büyüyen savunma sanayisine sahip bulunuyor. Pakistan ise savaş tecrübesi yüksek ordusu ve Müslüman çoğunluklu ülkeler arasında nükleer silaha sahip tek devlet olmasıyla ittifaka farklı bir caydırıcılık kazandırıyor. Bu nedenle uluslararası yorumcular, yeni oluşumu kısa sürede "İslami NATO" veya "Sünni NATO" olarak adlandırmaya başladı.

04 Mekke Anlaşması’nda Türkiye’nin yeni rolü! Güvenlik haritasını yeniden şekillendiriyor

SAVUNMA İŞ BİRLİĞİ KÂĞIT ÜZERİNDE KALMAYACAK

Eurasia Review'in aktardığına göre, anlaşmanın imzalanmasından yalnızca altı gün sonra Türkiye Savunma Bakanlığı, paktı somut mekanizmalarla destekleyecek hazırlıklara başladı. Planlanan yapı kapsamında dışişleri ve savunma bakanlarının yanı sıra genelkurmay başkanları arasında düzenli koordinasyon mekanizmaları kurulacak. Üç ülke ayrıca kara, deniz, hava ve siber alanlarda ortak tatbikatlar düzenlemeyi; insansız hava araçları, yapay zekâ, elektronik harp, askeri üretim ve teknoloji transferinde ortak projeler geliştirmeyi hedefliyor. Reuters'a göre savunma sanayileri arasındaki entegrasyonun da derinleştirilmesi planlanıyor.

05 Mekke Anlaşması’nda Türkiye’nin yeni rolü! Güvenlik haritasını yeniden şekillendiriyor

PAKİSTAN VE SUUDİ ARABİSTAN'IN KÖKLÜ ASKERİ BAĞI GÜÇLENİYOR

Analize göre Pakistan ile Suudi Arabistan arasındaki askeri iş birliği yeni değil. Pakistan, onlarca yıldır Suudi subay ve askerlerine eğitim verirken, Pakistan birlikleri geçmişte Krallık topraklarında da görev yaptı. Mekke Paktı ise bu uzun süreli askeri ilişkiyi ilk kez daha kurumsal ve siyasi açıdan bağlayıcı bir çerçeveye taşıyor.

06 Mekke Anlaşması’nda Türkiye’nin yeni rolü! Güvenlik haritasını yeniden şekillendiriyor

TÜRKİYE SAVUNMA SANAYİSİYLE NÜFUZ ALANINI GENİŞLETİYOR

Eurasia Review'e göre Türkiye'nin pakttaki en önemli katkısı, gelişmiş ve rekabetçi savunma sanayisi olacak. Türk yapımı insansız hava araçları, füzeler, savaş gemileri, zırhlı araçlar ve elektronik harp sistemleri; Avrupa, Asya, Afrika ve Orta Doğu'da giderek daha fazla talep görüyor. Batılı ülkelerin siyasi koşullarına kıyasla daha esnek ve düşük maliyetli tedarik modeli de Ankara'nın elini güçlendiriyor.

07 Mekke Anlaşması’nda Türkiye’nin yeni rolü! Güvenlik haritasını yeniden şekillendiriyor

Suudi Arabistan ise Vizyon 2030 hedefleri doğrultusunda yerli silah üretimini artırmayı amaçlıyor. Türk ve Pakistanlı şirketlerle kurulabilecek ortak girişimlerin, Riyad'ın pahalı Batı savunma ithalatına bağımlılığını azaltabileceği değerlendirildi.

08 Mekke Anlaşması’nda Türkiye’nin yeni rolü! Güvenlik haritasını yeniden şekillendiriyor

NATO ÜYESİNDEN BÖLGESEL GÜÇ MERKEZİNE

ABD merkezli analize göre Başkan Erdoğan, Türkiye'nin yalnızca NATO'nun güneydoğu kanadındaki bir üye olarak değil, Karadeniz'den Akdeniz'e, Orta Doğu'dan Kızıldeniz ve Hint Okyanusu'na uzanan geniş bir jeopolitik alanda bağımsız bir güç merkezi olarak tanınmasını istiyor. Savunma ihracatı bu stratejinin temel araçlarından biri olarak görülüyor. Silah satışlarının ekonomik gelir sağlamasının yanı sıra uzun vadeli siyasi ortaklıklar ve diplomatik nüfuz oluşturduğu belirtilirken, Mekke Paktı'nın Türkiye'ye bu hedefler için daha geniş bir hareket alanı sunduğu ifade edildi.

09 Mekke Anlaşması’nda Türkiye’nin yeni rolü! Güvenlik haritasını yeniden şekillendiriyor

PAKİSTAN STRATEJİK DEĞERİNİ YENİDEN HATIRLATTI

Eurasia Review'e göre Pakistan'ın kazancı ekonomik olmaktan çok jeostratejik nitelik taşıyor. Ekonomisi kırılganlığını koruyan İslamabad, uzun yıllardır Suudi Arabistan'ın kredi ve mali destekleriyle kriz dönemlerini aşarken, Türkiye'den özellikle Keşmir meselesinde güçlü siyasi destek görüyor. İki ülke arasında gelişen savunma ilişkileri de bu yakınlaşmayı pekiştiriyor. Mekke zirvesinde Suudi Arabistan ve Türkiye liderleriyle aynı karede yer alan Pakistan, ekonomik sorunlarına rağmen askeri kapasitesi ve nükleer caydırıcılığı sayesinde bölgesel denklemde vazgeçilmez bir aktör olmayı sürdürdüğü mesajını verdi.

10 Mekke Anlaşması’nda Türkiye’nin yeni rolü! Güvenlik haritasını yeniden şekillendiriyor

BÖLGESEL KRİZLERİN ORTASINDA YENİ BİR GÜVENLİK MİMARİSİ

Analize göre uzmanlar Mekke Anlaşmasını yalnızca sembolik bir deklarasyon olarak görmüyor. Bölgenin savaşlar, jeopolitik rekabet ve azalan Amerikan güvenlik garantileriyle şekillendiği bir dönemde kurulan Mekke Paktı'nın; ortak savunma, askeri teknoloji ve stratejik koordinasyon temelinde Asya ve Orta Doğu'nun güvenlik haritasını yeniden şekillendirebilecek uzun vadeli bir ittifaka dönüşme potansiyeli taşıdığı değerlendiriliyor.

Haber Girişi Zahit Yılmaz - Editör

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!