SON DAKİKA… Alparslan Kuytul Suç Örgütü ile ilgili ağır iddialar! Kaçırıldı, dövüldü, videoya çekildi: Furkan’ı akla talimatı!
SON DAKİKA… Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen Alparslan Kuytul Suç Örgütü'ne yönelik yürüttüğü soruşturmada Koray Sarısaçlı'nın farklı tarihlerde verdiği ifadeler, örgütün arka planını gün yüzüne çıkardı. Sarısaçlı; kaçırılıp günlerce alıkonulduğunu, elektroşok ve darpla yaklaşık 30 senet doldurup toplam 6-7 milyon dolar yazmaya zorlandığını, ailesiyle tehdit edildiğini, Furkan yapılanmasını aklayan videolar çekmeye ve canlı yayına çıkmaya mecbur bırakıldığını anlattı. Sarısaçlı ayrıca Alparslan Kuytul'un talimatıyla hastane, villa ve deniz evi üzerinde tasarruf yetkisi içeren genel vekalet vermesinin istendiğini, serbest bırakıldıktan sonra dahi dergi ofisine gidip gelerek yapılanmayla birlikte olduğu görüntüsünü vermeye zorlandığını açıkladı. İfadelerde "Hoca Efendi'nin talimatı" sözleriyle aktarılan emir-komuta ilişkisi, baskı ve itaat mekanizmasına dair dikkat çekici detaylar yer aldı.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Alparslan Kuytul Suç Örgütü'ne yönelik yürüttüğü soruşturma dosyasında müşteki sıfatıyla ifade veren iş insanı Koray Sarısaçlı'nın anlatımları, yapılanmaya ilişkin çarpıcı bir tablo ortaya koydu. Sarısaçlı'nın kaçırılma, işkence ve tehdit, zorla senet imzalatma, malvarlığı üzerinde tasarruf sağlayacak vekalet alma girişimi, ifade içeriğine müdahale, kamuoyuna verilecek mesajların önceden belirlenmesi ve aile bireylerinin baskı unsuru olarak kullanılması beyanları yeni başlayan soruşturmada da önem kazandı. İfadelerde en dikkat çekici ayrıntı ise Sarısaçlı'nın birçok kritik aşamada kendisine verilen emirlerin Alparslan Kuytul'dan geldiğini beyan etmesi ve bu emirleri aktarırken çevresindeki kişilerin "Hocamız" ve "Hoca Efendi'nin talimatı" ifadelerini kullandıklarını anlatması oldu.
KAÇIRILMA VAKASI: ELEKTROŞOK, DARP VE GÜNLERCE ALIKOYMA
Sarısaçlı ilk ifadesinde, 2021 yılının eylül ayında işyerinden çıktıktan sonra maskeli kişiler tarafından zorla bir araca bindirildiğini anlattı. Kafasına ve vücudunun çeşitli yerlerine vurulduğunu, kafasının arkasından ve bileğinden elektrik verildiğini, elleri ve ayakları bağlanarak gözlerinin kapatıldığını söyledi. İnşaat halindeki bir yapının banyosuna benzeyen, zemini toprak bir bölümünde tutulduğunu ileri süren Sarısaçlı, daha sonra başka bir eve götürüldüğünü; tutulduğu iki yerde de şiddete uğradığını ifade etti.
İlk aşamada saldırganların kimliğini tespit edemediğini belirten Sarısaçlı, daha sonraki ifadelerinde bazı kişileri seslerinden veya olay öncesindeki takip iddialarından hareketle teşhis ettiğini belirtti. 9 Kasım 2021 tarihli ifadesinde anlatımını genişleten Sarısaçlı, kaçırıldığı sırada Yusuf Tapan'ı gördüğünü, Haydar isimli kişinin de kendisinin araca bindirilmesine yardım ettiğini ileri sürdü. Araçta dövüldüğünü ve elektroşoka maruz kaldığını yineledi.
30'A YAKIN SENET, 6-7 MİLYON DOLAR
Hadisenin mali boyutu açısından en çarpıcı beyanlarından biri, Sarısaçlı'nın alıkonulduğu sırada kendisine zorla senet imzalatıldığı yönündeki ifadesi oldu. Sarısaçlı, yaklaşık 30 ayrı senet imzaladığını, senetlerdeki tutarların dolar cinsinden yine kendisine yazdırıldığını ve toplam miktarın hatırladığı kadarıyla 6-7 milyon doları bulduğunu söyledi. Senetlerdeki diğer yazılar gibi "hamiline" ibaresini de kendisinin yazdığını belirten Sarısaçlı, bunu kendi iradesiyle yapmadığını; itiraz ettiğinde darp edildiğini ve ailesinin zarar göreceği yönünde tehdit edildiğini belirtti. Sarısaçlı'nın bu anlatımı, soruşturmada cebir ve tehditle oluşturulduğu ileri sürülen yüksek tutarlı mali belgelerin hangi amaçla kullanılmak istendiği sorusunu gündeme getirdi.
'FURKAN GÖNÜLLÜLERİNİ TEMİZE ÇIKARACAKSIN'
Sarısaçlı'nın sonraki ifadelerine göre baskı yalnızca malvarlığıyla sınırlı kalmadı. Müşteki, kendisini kaçıranların serbest bırakılmadan hemen önce kamuoyuna ne söyleyeceğine kadar müdahale ettiklerini beyan etti. 29 Kasım tarihli ek ifadesinde Sarısaçlı, kendisine "Hocamız Alparslan Kuytul'dan talimat geldi" denildiğini; serbest kaldıktan sonra yapacağı açıklamada olayın Furkan gönüllüleriyle ilgisinin bulunmadığını ve Furkan Vakfı'nın "bu tür işlerle hiçbir ilgisinin olamayacağını" söylemesinin istendiğini anlattı. Bu talimata uymaması halinde annesi, kız kardeşi ve çocuklarının zarar göreceği yönünde tehdit edildiğini beyan etti.
Kerim CENGİL