SON DAKİKA… Ev sahibinden kiracısına akılalmaz oyun! Kaçak muayenehane yalanı mahkemeye taşındı…
SON DAKİKA… İstanbul Maltepe'deki kira anlaşmazlığı, polis baskınlı kamu davasına dönüştü. İsmail Hakkı Özger kiracısını yasal yollarla tahliye edemeyince eve "merdiven altı klinik" ihbarı yaptı. Polis eşliğinde yapılan baskın sonrası mülk sahibinin iddiaları, boş çıkan ev ve bilirkişi raporuyla çürüdü. Emekli KBB uzmanı doktor Fatma N.A. (69) ve psikolog kızı Handan A. (35) hakkında açılan davayı, yargı "şüphe mahkumiyete yetmez" diyerek beraatle noktaladı. Avukat Hüseyin Barış Saçıkara ise bu gibi ithamlar iftira niteliğinde değerlendirilebileceği ve 1 yıldan 4 yıla kadar hapis istemiyle dava açılabileceğini belirtti.
İstanbul Maltepe'de ev sahibi İsmail Hakkı Özger ile kiracısı Fatma N.A. (69) arasında bir süredir devam eden kira uyuşmazlığı, yargıya taşındı. Ev sahibinin açtığı tahliye davalarının kiracı lehine sonuçlanmasının ardından sürecin seyri bir ihbarla değişti. Aradığı hukuki sonucu alamayan ev sahibi Özger, çareyi eski KBB uzmanı doktor kiracısının ve psikoloji eğitimi alan kızı Handan A.'nın (35) dairesini "kaçak muayenehane" olarak kullandığını öne sürerek şikâyette bulunmakta buldu.
DAVA, SABİM İHBARIYLA BAŞLADI
Süreç, Nisan 2024'te Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezine (SABİM) yapılan ihbarla başladı. İhbarda, Maltepe'deki dairede ruhsatsız şekilde kulak burun boğaz (KBB) ve psikoloji hizmeti verildiği iddia edildi. İl Sağlık Müdürlüğü tarafından işleme alınan ihbar üzerine, mahkeme kararıyla polis eşliğinde adrese baskın düzenlendi. Yapılan aramada yalnızca "danışan bilgi notu", "onam formu" ve randevu ajandası bulunurken, herhangi bir tıbbi cihaz veya ilaca rastlanmadı. Buna rağmen Fatma N.A. ve kızı hakkında kamu davası açıldı.
"KAÇAK MUAYENEHANE YOK KİRA UYUŞMAZLIĞI VAR"
Duruşmalarda savunma yapan sanık Fatma N.A., suçlamaların tamamen kendisini evden çıkarmak isteyen ev sahibinin bir kurgusu olduğunu belirtti. Daireyi başlangıçta muayenehane açmak amacıyla kiraladığını ancak binanın iskân sorunu ve site yönetiminin itirazı nedeniyle ruhsat alamadığını ifade eden Fatma N.A., "Ev sahibiyle güncel kira bedelleri nedeniyle mahkemelik olduk. Bizi hukuken tahliye edemeyince bu yola başvurdu. Dairede bulunan notlar İzmir'e taşınan kızıma aittir; ben burada hiçbir şekilde hasta kabul etmedim."dedi.
Diğer sanık olan kızı ise yurt dışında psikoloji eğitimi aldığını, kimseye kendisini doktor olarak tanıtmadığını ve sunduğu hizmetin tedavi değil, bilgilendirme amaçlı "danışmanlık" olduğunu kaydetti.
BİLİRKİŞİ RAPORU DÜĞÜMÜ ÇÖZDÜ
Mahkeme sürecinde dinlenen tanıklardan ev sahibi İsmail Hakkı Özger, sanıkların merdiven altı sağlık hizmeti yürüttüğünü iddia ederken; bina görevlileri ise bazı kişilerin "doktor hanıma geldik" diyerek binaya girdiğini ancak içeride ne yapıldığını bilmediklerini söyledi. Davanın seyrini değiştiren ise 10 Şubat 2026 tarihli bilirkişi raporu oldu. Raporda, dairede KBB muayenesi için gereken muayene masası ve endoskop gibi hiçbir tıbbi araca rastlanmadığı belirtildi. Fatma N.A.'nın kızının verdiği psikolojik danışmanlık hizmetinin tıp alanı ile ilgili olmadığı ve "sağlık hizmeti" kapsamında değerlendirilemeyeceği ifade edildi. Genç kadının yurt dışı diploması olmasına rağmen Türkiye'de henüz denkliğinin bulunmadığı, ancak sunduğu hizmetin yine de suç unsuru oluşturmadığı belirtildi.
MAHKEME KARARINI VERDİ ANNE KIZ BERAAT ETTİ
Mahkeme, "kuşkudan sanık yararlanır" ilkesine atıfta bulunarak, sanıkların cezalandırılması için her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığına hükmetti. Fatma N.A. ve kızının ayrı ayrı beraatine karar verildi. Emekli doktor hakkındaki karar, istinaf edilmeden 28 Nisan 2026'da kesinleşti. Böylece, bir ihbarla başlayan ve aylarca süren hukuk mücadelesi, yargının "şüphe, mahkûmiyete yetmez" kararıyla noktalandı.
Ali Rıza AKBULUT