SON DAKİKA| Tarihi Mekke Anlaşması’nın perde arkası! "Güvenlik mimarisinin ilk yapı taşı"
Son Dakika: Pakistan, Suudi Arabistan ve Türkiye arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, bir üyeye yönelik saldırının üç ülkeye yapılmış sayılmasını öngören hükmüyle Orta Doğu'da yeni bir güvenlik mimarisinin oluşumuna işaret ediyor. İngiltere merkezli Middle East Eye'a göre anlaşma, ABD merkezli geleneksel bölgesel güvenlik düzeninin baskı altında olduğu bir dönemde, Suudi Arabistan'ın ekonomik gücü, Türkiye'nin savunma teknolojileri ve Pakistan'ın askeri kapasitesini ortak bir çerçevede bir araya getiriyor.
Middle East Eye'a göre Pakistan, Suudi Arabistan ve Türkiye arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, bir üyeye yönelik saldırının üç ülkeye yapılmış sayılmasını öngörerek Orta Doğu'nun güvenlik dengelerinde önemli bir değişimin sinyalini verdi. Anlaşma, bölge ülkelerinin ABD merkezli geleneksel güvenlik düzenine alternatif olarak kendi savunma mekanizmalarını geliştirme arayışını güçlendirebilecek.
ORTA DOĞU'NUN STRATEJİK HARİTASINI YENİDEN ŞEKİLLENDİREBİLECEK
Habere göre, Pakistan, Suudi Arabistan ve Türkiye arasında cuma günü Mekke'de imzalanan yeni güvenlik anlaşması, Orta Doğu'nun stratejik haritasını yeniden şekillendirebilecek bir gelişme olarak öne çıkıyor.
Mekke Ortak Savunma Anlaşması, bir üye ülkeye yönelik saldırının üç ülkeye yapılmış kabul edilmesini öngörüyor. NATO'nun 5. maddesini hatırlatan bu hüküm, anlaşmaya önemli bir jeopolitik ağırlık kazandırıyor.
Anlaşma, Müslüman dünyasının etkili üç gücünü ortak bir savunma çerçevesinde buluştururken, bölge ülkelerinin güvenlik politikalarında daha fazla inisiyatif alma eğiliminin de göstergesi olarak değerlendiriliyor.
ABD MERKEZLİ GÜVENLİK DÜZENİ BASKI ALTINDA
Middle East Eye'ın değerlendirmesine göre anlaşma, Orta Doğu'daki geleneksel güvenlik düzeninin benzeri görülmemiş bir baskıyla karşı karşıya olduğu bir dönemde imzalandı. ABD'nin bölgedeki geleneksel güvenlik rolü ve İsrail ile İran arasındaki çatışmanın bölgesel etkileri, Orta Doğu'nun stratejik dengelerini önemli ölçüde değiştirdi. Suudi Arabistan topraklarına kadar ulaşan doğrudan saldırılar ile Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz'deki ticari gemi trafiğinde yaşanan ciddi aksamalar, bölgedeki güvenlik risklerinin ekonomik sonuçlarını da artırdı.
SABAH.COM.TR DIŞ HABERLER