Türkiye Avrupa'nın yeni üretim üssü oluyor! İşte KOBİ’ler için beş stratejik fırsat
Avrupa artık en ucuz üreticiyi değil, en güvenilir, en hızlı ve en sürdürülebilir tedarikçiyi arıyor. Türkiye ise coğrafi konumu, güçlü sanayi altyapısı ve esnek üretim kabiliyetiyle bu dönüşümün en büyük kazanan adaylarından biri olarak öne çıkıyor.
Pandemiyle başlayan tedarik zinciri krizleri, Rusya-Ukrayna savaşı, Kızıldeniz'deki güvenlik sorunları ve ABD-Çin rekabeti küresel ekonominin ezberini bozdu.
Avrupa şirketleri artık tek bir ülkeye bağımlı kalmanın maliyetini gördü. Yeni dönemde "yakın üretim" (nearshoring), "dost ülkelerden tedarik" (friendshoring) ve yeşil üretim kavramları öne çıkarken, Türkiye birçok sektörde Avrupa'nın doğal üretim ortağı haline geliyor. İşte öne çıkan 5 konjonktürel fırsat...
YAKIN TEDARİKÇİ ARAYIŞI
Küresel ticarette artık yalnızca ürünün fiyatı değil, teslim süresi de rekabet avantajı sağlıyor. Çin'den Avrupa'ya ulaşan bir ürün haftalar süren deniz yolculuğu gerektirirken, Türkiye'den çıkan bir ürün birkaç gün içinde Avrupa fabrikalarına ulaşabiliyor. Bu nedenle birçok Avrupalı şirket siparişlerini tek merkez yerine farklı ülkelere dağıtmaya başladı. Rakamlar da bu dönüşümü doğruluyor.
Avrupa Birliği'nin Türkiye'den yaptığı ithalat 2020 yılında 62.5 milyar euro iken 2025'te 103.3 milyar euroya yükseldi. Beş yılda yaklaşık yüzde 65 büyüyen hacim, Türkiye'nin Avrupa'nın en önemli üretim ortaklarından biri haline geldiğini gösteriyor. Çin hâlâ Avrupa'nın en büyük tedarikçisi olsa da şirketler artık Türkiye gibi yakın ve güvenilir üretim merkezlerine daha fazla sipariş yönlendiriyor.
ESNEK ÜRETİM YETENEĞİ
Türkiye'nin Avrupa ile üretim entegrasyonunda en güçlü olduğu alan otomotiv ve makine sanayi. Avrupa Birliği'nin Türkiye'den yaptığı ithalatta 26.2 milyar euroyla ulaşım araçları, 17.3 milyar euroyla makine ve ekipmanlar ilk sıralarda yer alıyor. Yalnızca bu iki sektör, Türkiye'nin Avrupa'ya yaptığı ihracatın yaklaşık yüzde 42'sini oluşturuyor. Bursa, Kocaeli, Sakarya ve Manisa gibi üretim üslerinde faaliyet gösteren binlerce KOBİ, otomotiv devlerine parça üretiyor. Avrupa'daki bir fabrikanın üretimi durduğunda haftalarca Çin'den parça beklemek yerine birkaç gün içinde Türkiye'den ürün tedarik edebilmesi büyük avantaj sağlıyor. Aynı durum makine, endüstriyel ekipman ve otomasyon sistemleri için de geçerli. Esnek üretim yapan Türk KOBİ'leri, Avrupa'nın "ikinci tedarikçisi" olma fırsatını yakalıyor.
Metin CAN